BAĞIŞIKLASAKTA MI SAKLASAK ,
BAĞIŞIKLAMASAKTA MI SAKLASAK?
‘’Bağışıklık sisteminin çocukluk döneminde
kuvvetlendirilmesi yetişkinlik döneminde sağlıklı bir yaşam sürdürülebilmesi
açısından büyük önem taşır. Düzenli beslenmenin yanı sıra, çocukların sağlıklı
ortamlarda büyümesi bağışıklık sisteminin gelişmesinde önemli bir rol oynar.
Ancak sağlıklı ortam denildiğinde akla aşırı hijyen ortamlar gelmemeli. Çünkü
çocuklar bağışıklık sisteminin gelişebilmesi için çevredeki mikrop ve
bakterilere de ihtiyaç duyarlar*’’ diyor kaynaklar. Haklılar, zira astım -
alerjik otoimmun hastalıkların ve enfeksiyonların özellikle sosyoekonomik
olarak gelişmiş ülkelerde daha sık görülmeye başlanması hijyen hipotezi ile
açıklanmaktadır. Hijyen hipotezine göre ortam sterilliği arttıkça bağışıklık
sistemi kendine doğru çalışır ve kendine zarar vermeye başlar.
Yeni anne babaların doğumdan itibaren en büyük kaygısı
çocuklarının hasta olmasıdır. Bebeklikte geçirilen ateşlenmelerin önemi
büyüktür ve kaygı da bu büyüklüğe göre doğru orantılı devam eder, ancak
ateşlenme ve hastalıklar çocukluk döneminden itibaren sağlıklı bir
yetişkinlikte ihtiyaci durumlardır.
Hayatımız boyunca asgari hijyen gereklidir, ama bunun hiç
mikrop kalmayan “sterilizasyon” düzeyine genişletilmesi sağlıklı bir yaşam
açısından tamamen yanlıştır.Ellerimiz gün içinde yıkanmalı, yediğimiz gıdalar sık kontrol
edilmeli , sokak gıdalarına temkinli davranılmalıdır ANCAK ellerimiz kızarana
kadar yıkamak, yarım saatte bir antibakteriyel jel kullanmak, mikrobu öldürür
düşüncesiyle kaynar sularla yıkanmak , sebze ve meyveleri sabunlayarak
dezenfekte etmek ,düşen- elleri kirlenen çocuğu karantinaya alarak ayaklı sabun
kalıbına döndürmek sağlıklı değildir.OKB(Obsesif Kompulsif Bozukluk)
konularından biri olan temizlik takıntısı
bireyin yaşam kalitesini düşürmekle birlikte daha sık hastalanmasına ,
yoğun kaygı taşımasından dolayı ileri boyutlarda psikolojik sorunlarla mücadele
etmesine neden olacaktır. Hastalık hastalığı (hipokondriya) aşırı evham
nedeniyle her an bir yerinde hastalık çıkacağından endişe edip doktor doktor
dolaşmaktır ve büyük bir sorundur, ancak hasta olmamak için evham ile sürekli
sterilize olmakta bir o kadar rahatsız edici süreçtir.
Çocuklarımız düşecek, bitlenecek ,
yaralanacak,öksürecek,kızamık olacak,suçiçeği geçirecek, toprağın tadına bakmak
isteyecek,kışın kara kaş ila göz arasında dilini dokunduracak ,tırnaklarının
arası kararacak,burnu akacak,patates yediği minik elleri belki başına ufak bir
masaj yapacaktır :D Sorun bunları yapması değil, yapmamasıdır..
Bu yüzden çocuklarımız için;
Özellikle öz bakım aşamaları olan yemekten önce ve yemekten
sonra el yıkamaya,
Tuvalet ihtiyacını karşılamadan önce ve sonra el yıkamaya,
Hafta içinde düzenli vücut temizliğinin yapılmasına,
Temiz olduğu bilinen suları tüketmesine,
Aşırı kirli/mikrobik ortamlarda vakit geçirmesini engellemeye,
Yediği gıdanın iyi yıkandığından ve bozulmamış olmasına dikkat etmeye,
Pas faktörlü yaralanmalarda ve açık yara durumlarında
gerekli müdahaleyi olmaya,
GEREKTİĞİ kadar vitamin takviyesi alıp, GEREKLİ durumlarda doktor
kontrolünde ilaç kullanmaya özen göstererek,
Kontrolü sağlayacak tedbirlerle çocuğun hasta olmasına
müsaade etmek ile sağlıklı bir bağışıklığı sağlamış oluruz..
Biraz öksürüklü,biraz eli çamurlu çocuklarla bu dünya
güzel..
Bağışıklığı kuvvetli , Sağlıklı nesiller dileğiyle..
Eğitim Koordinatörü&Çocuk Gelişim Danışmanı
Büşranur PARLAKTAŞ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder